Eren Sezener

If it can be optimized, it should be.

@erensezener
rss feed

“Görev”in Güzelliği

Tim Ferriss’in blogundan çok beğendiğim bir alıntı:

Do not confuse “duty” with what other people expect of you; they are utterly different. Duty is a debt you owe to yourself to fulfill obligations you have assumed voluntarily. Paying that debt can entail anything from years of patient work to instant willingness to die. Difficult it may be, but the reward is self-respect.

But there is no reward at all for doing what other people expect of you, and to do so is not merely difficult, but impossible. It is easier to deal with a footpad [a thief] than it is to deal with a leech who wants “just a few minutes of your time, please – this won’t take long”… Time is your total capital, and the minutes of your life are painfully few. If you allow yourself to fall into the vice of agreeing to such requests, they quickly snowball to the point where these parasites will use up 100 percent of your time – and squawk for more!

So learn to say no – and to be rude about it when necessary.

Otherwise you will not have time to carry out your duty, or to do your own work, and certainly no time for love and happiness. The termites will nibble away your life and leave none of it for you.

This rule does not mean that you must not do a favor for a friend, or even a stranger. But let the choice be yours. Don’t do it because it is “expected” of you.

Odaklanmak ve Değer Algısı

Ayelet Fishbach’ın bir akademik makalesinden:

According to the present dilution model, any additional goal, regardless of content, decreases the perceived instrumentality of a means to the original goal. Therefore, adding an external or an internal reason for performing an intrinsically motivated activity should have a similar effect on dampened motivation. Because the content of goals is irrelevant for the dilution of associative strength, the dilution model predicts a similar decrease in perceived instrumentality and motivation when there are multiple external goals (e.g., several incentives) and when there are multiple internal goals.

Ne kadar çok amaca hizmet edilirse, her amaç doğrultusunda oluşan değer algısı da bir o kadar azalıyor.

Tek bir probleme odaklanan girişimlerin önemli avantajlarından bu.

 

2000’lerin başından: “Eğer Google sadece arama yapmak içinse; hava durumunu, haberleri, finansı gösteren Yahoo’dan daha iyi arama yapıyor olmalı.”

2010′ların sonundan: “Eğer SadeAramaMotoru sadece arama yapmak içinse; hava durumunu, haberleri, finansı gösteren Google’dan daha iyi arama yapıyor olmalı.”

Başarı, başarısızlıktan daha tehlikelidir

Zynga CEO’su Mark Pincus’dan:

I think failing is the best way to keep you grounded, curious, and humble. Success is dangerous because often you don’t understand why you succeeded. You almost always know why you’ve failed. You have a lot of time to think about it.

Bu nedenle özellikle başarılı kişilerin tersine mühendislik yaparak, neden başarılı olduklarını anlamaları çok değerli.

Ollaa Hakkında Düşüncelerim

Ollaa, Bilkentli girişimciler tarafından hayata geçirilen beğendiğim ve desteklediğim bir uygulama. Kullanıcılar yedikleri yemekleri, izledikleri filmleri, oynadıkları oyunları Ollaa üzerinden paylaşabiliyorlar.

Asimetrik Sosyal Ağlarda Pazarlama isimli yazımda sosyal ağların ilgi grafiği veya sosyal grafik yapısında olabileceğinden bahsetmiştim.

Foodspotting gücünü ilgi alanlarından alan sosyal ağlardandır. Tanımadığım X kişisinin çektiği yemek fotoğrafı ilgimi çekebilir. Çünkü önemli olan X kişisinin ne yediği değil, yemeğin kendisidir.

Ancak Ollaa’da ise durum daha farklı. Tanımadığım birinin hangi müziği dinlediği, ne satın aldığı benim ilgimi çekmez. Ollaa’nın anlamlı olabilmesi için bağladığım kişilerin arkadaşlarım olması lazım. Bu nedenle Twitter’daki gibi takip modeli yerine Foursquare’deki gibi arkadaşlık modeli Ollaa için daha doğru olurdu.

İkincisi, Ollaa’nın Twitter hesabından bana cevap veren kişinin aksine; Open Graph, Ollaa’nın rakibi.

1. Ollaa’da arkadaşlarım ile bağlanıyorum. Facebook’da da arkadaşlarım ile bağlanıyorum.

2. Ollaa’da eylemlerim yer alıyor. Open Graph sonrası Facebook’da da eylemlerim yer alıyor.

Dikeyde GetGlue, Foursquare gibi uygulamalar, yatayda ise Facebook var. Ollaa ikisinin arasına girmeye çalışıyor.

Bir startupda konumlandırma çok önemli.

 

ROI: Return on Intelligence

Bir sohbetten:

We tend to massively underestimate the compounding returns of intelligence. As humans, we need to solve big problems. If you graduate Stanford at 22 and Google recruits you, you’ll work a 9-to-5. It’s probably more like an 11-to-3 in terms of hard work. They’ll pay well. It’s relaxing. But what they are actually doing is paying you to accept a much lower intellectual growth rate. When you recognize that intelligence is compounding, the cost of that missing long-term compounding is enormous. They’re not giving you the best opportunity of your life. Then a scary thing can happen: You might realize one day that you’ve lost your competitive edge. You won’t be the best anymore. You won’t be able to fall in love with new stuff. Things are cushy where you are. You get complacent and stall. So, run your prospective engineering hires through that narrative. Then show them the alternative: working at your startup.

Özellikle 20′li yaşların fırsat maliyeti çok büyük. İyi değerlendirmek lazım.

Yaratıcının Paradoksu

Andrew Chen’in bir yazısından,

What I took away from this conversation is that many of us working to make our products great will never be satisfied. A great man once said, your product is shit – and maybe you will always think it is. Yet at the same time, it is our creative struggle with what we do that ultimately makes our creations better and better. And one day, even if you still think your product stinks, you’ll watch a customer use it and become delighted.

And for a brief moment, you’ll forget what it is that you were unhappy about.

Çığır açan ürünlere baktığımızda; en memnunsuz olanlar, ürünlerin yaratıcılarıdır aslında.

Mükemellik takıntısının getirdiği bir paradoks.

 

Sevgili Amazon,

Amazon’un web sitesinden öneri başlıkları:
More Items to Consider
Related to Items You’ve Viewed
Inspired by Your Browsing History
Additional Items to Explore
Recommended Based on Your Browsing History
Your Recent History
Yanlış yapıyorsun Amazon! Son kullanıcının gerçekten umrunda mı önerilerin neye dayanarak yapıldığı ?
Ne anladım ben bu öneri motorundan.

Yeni İş Fikirleri

Twitter’dan önce ilgi çekici linkler emailler aracılığıyla paylaşılıyordu.
Tumblr, geleneksel blog platformlarının daha kolayı ve “eğlencelisi” oldu.
Instagram, paylaşma ve fotoğraf filtreleme trendlerinin kesişimi sayesinde yayıldı.
Foursquare, kullanıcıların nerede olduklarını sosyal ağlarda paylaşma güdüsüne istinaden doğdu.

Çevremiz yeni girişim fikirleri ile dolu. Hangi fikirlerin bir iş haline geleceği, hangilerinin ise zamanla öleceğini anlayabilmektedir asıl mesele.

Kertenkele Beyni İle Karar Vermek

Seth Godin‘in Linchpin isimli kitabından:

The first part of our brain, the part that shows up first in the womb, the part that was there a million years ago—that’s our lizard brain. The lizard brain is in charge of fight or flight, of anger, and of survival. That’s all we used to need, and even now, when there’s an emergency, the lizard brain is still in charge.
There are several small parts of your brain near the end of your spinal cord responsible for survival and other wild-animal traits. The whole thing is called the basal ganglia, and there are two almond-shaped bits in everyone’s brain. Scientists call these the amygdala, and this mini-brain apparently takes over whenever you are angry, afraid, aroused, hungry, or in search of revenge.
It’s only recently that our brains evolved to allow big thoughts, generosity, speech, consciousness, and yes, art. When you look at a picture of the brain, the new part is what you see: the neocortex. That’s the wrinkly gray part on the outside. It’s big, but it’s weak. In the face of screaming resistance from the amygdala, the rest of your brain is helpless. It freezes and surrenders. The lizard takes over and tries to protect itself.
The challenge, then, is to create an environment where the lizard snoozes. You can’t beat it, so you must seduce it. One part of your brain worries about survival and anger and lust. The rest of it creates civilization.
This is part metaphor, part biology. The lizard brain is here to keep you alive; the rest of your brain merely makes you a happy, successful, connected member of society.
So the two parts duke it out. And when put on alert, the lizard brain wins, every time, unless you’ve established new habits and better patterns—patterns that keep the lizard at bay.

Gün içinde insan beyni ile kertenkele beyni sürekli karşı karşıya gelir.

Diyetine devam edeceksin misin, yoksa bir dilim pastadan zarar gelmez mi ?

Blog yazını tamamlayıp yayınlayacak mısın, yoksa başka bir zamana mı bıracaksın ?

Hep tanışmak istediğin birisinin yanına gidip konuşacak mısın, yoksa o kadar da istemediğine mi karar vereceksin ?

Verilen her karar ile kertenkele beyni ya daha güçlenir, ya da zayıflar. Sabah çalan alarmı ertelemen, kertenkele beynini besler. Bu karar sadece kalkış saatini değil, ileride yapacağın seçimleri de etkileyecektir. Doğru kararın önemi de bundandır.

Doğru karar ise mantık ile verilemez çoğu zaman. Mantık insan beyninin sonucudur. Eğer karar anında kertenkele beyni, insan beynine göre baskınsa, hiç bir işe yaramaz mantık. Kazanan güdüler olur.

Kertenkele beyni üzerinde mantıkla hakimiyet kurmaya çalışmaktansa, alışkanlıklar ile içeriden fethetmeli.

Bir İncebelli Bardak Tasarım Hakkında Ne Öğretebilir ?

Geçtiğimiz günlerde çay içtiğim bu bardak beni düşündürdü.

Tutacağı sayesinde parmağını yakmadan çay içmeni sağlayan bir incebelli tasarımı. Dahiyane gözüküyor. Acaba neden daha önce kimse bunu düşünmemiş. Dur bir dakika…

İncebelli bardağın kavisli tasarımının bir nedeni vardır. Bardağı en üstten tutmana olanak sağlar. Böylece de parmağın yanmaz.

Yeni bir tasarım yaparken bir sorundan yola çıkmak önemlidir. Daha da önemlisi herkesin isteyeceği değil, belli bir kalabalığın isteyeceği bir ürün ortaya çıkartmaktır. Herkese hitap eden ürün ortalamadır, sıkıcıdır. Kimseye hitap edemez. Açıkta kalır.

Bu bardağın tasarımında hayali bir sorundan yola çıkılmış olmalı. Ya da “çok fonksiyonlu” tasarım ile hem incebelli sevenler hem de fincan sevenler kazanılmaya çalışılmış da olabilir. Her iki durumda da bir facia.